Yaz Okullarının İlk Dönemi Sona Erdi

Mudanya Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü bünyesinde açılan yaz okullarının basketbol branşının ilk dönemi sona erdi.

Basketbol kurslarına yoğun ilgi nedeniyle, iki dönem halinde açılan Basketbol kurslar ilk dönemine kayıt yaptıran 75 sporcu kurslarını başarıyla bitirdi. 3 hafta süren kursta basketbola olan ilgi yoğunluğu salonun yetersizliğine rağmen oldukça başarılı geçtiğini söylen çalıştırıcı Ufuk Menemen “Yaz tatili boyunca çocuklara sporu ve basketbolu sevdirmeye çalıştık. İlk dönem olarak bunu başardığımız sanıyorum” diyerek gençlerin ikinci dönem kurslara katılmalarını beklediğini ifade etti.

İlçe spor müdürü Tahir Yılmaz, Mudanya Gençlikspor kulüp başkanı Hasan Torun, saha sorumlusu Mümin Ceylan ve basketbol antrenörü Ufuk Menemen tarafından sporculara başarı sertifikaları ve sporcu kartları dağıtıldı.

Ayrıca ilçe spor müdürü Yılmaz, yaptığı açıklamada çocukların sadece yaz okullarına gelmelerinin yeterli olmadığını kışın spor yapmalarını yetenekli sporcuları seçip takım oluşturmaya çalıştıklarını dile getirdi. Yılmaz, “kısıtlı imkanlar yetersiz salonumuza rağmen Mudanya‘da spor adına bir şeyler yapma çabasındayız. Her geçen gün nüfus olarak çoğalan Mudanya‘da bir tek spor salonuyla arzu ettiğimiz çalışmalarımız maalesef gerçekleşemiyor. Çalışmalarımızı paylaştıracak ne başka bir ilçe salonumu nede bir okul salonumuz yok. Yerel yönetimler ve siyasetçilerimizden Mudanya‘ya yeni bir spor salonu kazandırmalarını bekliyoruz. Zira Mudanya adeta sporcu ordusu barındırıyor. Yeter ki biz onlara olanak sağlayalım” dedi. – Bursa

Btü Tanıtım Günleri Başlıyor

Lisans öğrencisi kabul eden bölümlerine bu yıl İnşaat Mühendisliği Bölümünü de ekleyen Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), yükseköğretime geçecek aday öğrencilere yönelik olarak Tanıtım Günleri’ni 7-11 Temmuz tarihleri arasında Osmangazi Yerleşkesinde düzenliyor.

Akademik faaliyetlerini araştırma üniversitesi misyonu ile sürdüren BTÜ, 2014 – 2015 Eğitim Öğretim Yılında Doğa Bilimleri, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi bünyesindeki 5 bölüme, okul birincileri kontenjanı dahil olmak üzere toplam 203 öğrenci kabul edecek. Tanıtım Günleri süresince aday öğrenciler, BTÜ akademisyenleri ve Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı yetkilileri ile birlikte gelecek planlarını yapma fırsatı bulacaklar. Osmangazi Yerleşkesinde 09.30-16.30 saatleri arasında devam edecek olan “Tanıtım Günleri” boyunca, aday öğrenciler üniversitenin derslikleri ve laboratuvarlarını gezebilecekler.

7-10 Temmuz tarihleri arasındaki Tanıtım Günleri faaliyetleri kapsamında, BTÜ akademisyenleri ve uzmanları aday öğrencilere meslek seçimi ve üniversite hayatı hakkında bilgi verecekler. Tanıtım Günleri kapsamındaki etkinliklere katılamayan veya uzak illerde bulunan aday öğrencilere için http: //tercih.btu.edu.tr/ index.php adresinden gerekli incelemeleri yapabilecekleri bir internet sayfası ve Üniversite yetkililerine danışabilecekleri telefonla yardım hattı da oluşturuldu. – Bursa

Btso ve Tübitak tan Kobi lere Proje Eğitimi

Bursa Ticaret Ve Sanayi Odası (BTSO), KOBİ’lere yönelik ‘TÜBİTAK TEYDEB Destek Programları ve Patent Başvuruları Semineri’ne ev sahipliği yaptı.

BTSO hizmet binasında TÜBİTAK TEYDEB destek programları ve inovasyonda patentin önemi ile ilgili KOBİ’lere seminer verildi. Dünyada artık bütün rekabetin, bilim ve teknoloji ile yaşandığını belirten BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, Ar-Ge ve inovasyonun sürdürülebilir bir büyüme adına dünyanın üzerinde durduğu kavram olduğunu dile getirdi. Duran, “Günümüzde yaşanan ekonomik krizde şirketlerin ayakta kalabilmeleri ve dünya ekonomisine yön verebilmeleri için Ar-Ge ve inovasyonun önemi çok büyük. 2023 hedefleri için esnek yapıları ile dünya ekonomisinde gözde kuruluşlar haline gelen KOBİ’lerimizi göz ardı edemeyiz. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde KOBİ’lerimiz, işsizliğin azaltılması ve yeni istihdam alanlarının oluşturulmasında oynadıkları rolleri, dengeli ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması ve sürdürülmesine yaptıkları olumlu katkıları itibariyle etkili bir rol oynuyor” dedi.

“KOBİ’LERE PATENTİN ÖNEMİNİ ANLATMALIYIZ”

Dünyada ülkelere göre yapılan patent başvurusunun ülke kalkınmasının bir işareti olduğunu kaydeden Duran, “Ülkemizdeki toplam ihracatın yüzde 56’sı, toplam istihdamın yüzde 78’si, toplam yatırımın yüzde 50’sini oluşturan KOBİ’lerimize patentin önemini aktarmalıyız. Yenilikçiliğe açık olan, pazar ve teknoloji değişikliklerine, büyük işletmelere göre daha hızlı uyum sağlayan KOBİ’lerimize sürdürülebilir bir büyüme adına neler yapılması gerektiğinin altını çizmeliyiz” diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Teknoloji Transfer Ofisi Proje Yürütücüsü ve Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ali Durmuş ise, KOBİ’lerin proje yazma becerilerinin artması için bilgilendirme programları düzenlemeye devam edeceklerini belirterek, “Bu programın gayesi, KOBİ’lerin proje yazma becerilerini geliştirmektir. Bursa‘nın büyümesi için KOBİ’lerin büyümesi gerekiyor. KOBİ’lerin Ar-Ge ve yenilikçi yönlerinin geliştirilmesi lazım. Bu açıdan TÜBİTAK’tan daha fazla destek alınması ve KOBİ’lerin bu yönde teşvik edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Programda, Evre Danışmanlık adına Özgür Devrim Orman, TÜBİTAK TEYDEB Proje Uzmanı Fatma Irmak, UÜ Teknoloji Transfer Ofisi Yöneticisi Fatih Yalınbaş, Türk Patent Enstitüsü Uzmanı Şermin Saatçioğlu destek programları ve patent başvurusu hakkında sunum yaptı. – Bursa

Türkiye Dünya Mirası Asıl Listesindeki Varlık Sayısını

Türkiye, Dünya Miras Komitesi’nin son toplantısında “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu”ile “Bergama” Dünya Mirası Asıl listesine girdi. Bu noktaların da listeye alınmasıyla Türkiye‘nin listedeki varlık sayısı 13’e yükseldi.

Kültür Ve Turizm Bakanlığı‘ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Dünya Miras Komitesi’nin Doha‘daki 38. Dönem Toplantısı’nda Türkiye‘deki iki nokta aday dosyası asıl listeye geçti.

2000 yılında Geçici Listeye alınan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” Dünya Miras Listesi adaylık dosyası, Doha‘da düzenlenen Dünya Miras Komitesi (DMK) 38. Dönem Toplantısı’nda kabul edildi.

Ayrıca, Türkiye‘den komiteye sunulan ve Doha‘daki toplantıda ele alınan bir diğer aday da 2011 yılında geçici listeye kabul edilen Bergama‘ydı.

Komite, “Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’ dosyasının da Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesine karar verdi.


Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, iki noktanın asıl listeye alınmasına ilişkin gelişmeyi Twitter hesabından değerlendirdi. Bakan Çelik, “Doha’da düzenlenen Dünya Miras Komitesi (DMK) 38. Dönem Toplantısı’ndan az önce sevindirici bir haber aldık. Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu’nun Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesine karar verildi. Söz konusu alanın Dünya Miras Listesine alınması ile bu listedeki varlık sayımız 12 olmuştur. Hayırlı olsun. Doha‘da düzenlenen Dünya Miras Komitesi (DMK) 38. Dönem Toplantısı’ndan sevindirici haberler ardı ardına geliyor. Türkiye‘den komiteye sunulan bir diğer aday da 2011 yılında geçici listeye kabul edilen Bergama‘ydı. Bergama, “Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’ dosyasının da Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesine karar verildi. Helenistik dönemin en büyük kütüphanelerinden birine sahip Bergama, kültürel peyzaj kategorisinde listeye girdi. Bergama‘nın da listeye alınmasıyla D.M. Listesi’ndeki varlık sayımız 13 oldu. Önümüzdeki yıl ise Diyarbakır ve Efes‘in dosyaları görüşülecek.


DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NDE TÜRKİYE’NİN VARLIK SAYISI 13 OLDU


Dünya Miras Listesine alınan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” Dünya Miras alanı, Orhangazi Külliyesi ve çevresini içine alan Hanlar Bölgesi, Hüdavendigar (I. Murad) Külliyesi, Yıldırım (I. Bayezid) Külliyesi, Yeşil (I. Mehmed) Külliye, Muradiye (II. Murad) Külliyesi ve Cumalıkızık Köyü olmak üzere altı bileşenden oluşuyor.


Osmanlı’nın erken dönemlerinin günümüze ulaşan en güzel kırsal kesim sivil mimari örneklerinden biri olan Cumalıkızık, 2000 yılında Dünya Miras Geçici Listesine alındı. 1300’lü yıllarda bir vakıf köyü olarak kurulan Cumalıkızık, artık Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu‘nun Doğuşu dosyası ile Dünya Miras Asıl Listesi’nde.


Dosyada, Cumalıkızık ile hanları-külliyeleriyle Bursa ve bu yerleşim merkezlerinin Osmanlı ekonomisindeki rolü ve Osmanlı’nın bir beylikten imparatorluk haline dönüşmesi teması işlendi. Ayrıca, Bursa‘nın Kent planlaması açısından, sonraki payitahtlar Edirne ve İstanbul‘a örnek olması ve payitahtın taşınmasından sonra da manevi önemini devam ettirmesi de dosyada işlenen konular arasında.


Bergama, Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’ dosyasıyla komiteye sunuldu.


Helenistik Dönemin en büyük kütüphanelerinden birinin kurulduğu Bergama, kültürel peyzaj kategorisinde listeye alındı. Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerine ait katmanları içerisinde barındıran Bergama; akropol, çevresindeki yedi adet tümülüs ve Kybele Kutsal Alanı olmak üzere dokuz bileşenden oluşuyor.


Türkiye‘nin Dünya Miras Listesi’nde çoktan yerini alan dosyalar ise; İstanbul‘un Tarihi Alanları, Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Hattuşaş, Nemrut Dağı, Xanthos-Letoon, Safranbolu Şehri, Truva Antik Kenti, Edirne Selimiye Cami ve Külliyesi, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, Pamukkale Hierapolis ve Çatalhöyük Neolitik Kenti.

Başbakan Yardımcısı Arınçtan escort Açıklaması

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, ” (12 Eylül 2010 referandumunda tahsis edilen escortlar) Tarihin garip bir tecellisine bakın ki o gün ‘Hayır’ diyenler ‘Ah ne iyiymiş, Allah senden razı olsun Anayasa Mahkemesi, sen olmasan halimiz ne olacaktı?’ diye sevinç çığlıkları atıyorlar. Demek ki özgürlük, demokratikleşme böyle bir şey. O yüzden diktatörlüktü, demokraside geriye gidişti filan deyip, Başbakanımızı veya hükümeti suçlamaya kalkanlar Anayasa Mahkemesi‘nin bu kararıyla ne kadar mahcup olsalar yeridir” dedi. 

Arınç, Çekirge Polisevi’nde düzenlediği basın toplantısında, Escort tahsis edilen, 12 Eylül 2010 referandumuyla anayasada önemli bir değişiklik yapıldığını ve herkese bireysel başvuru hakkının tanındığını hatırlattı.

Türkiye‘de Escort yargı süreci tükendiği zaman insanların Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) gidip haklarını orada arayabildiklerini, ancak bunun çok uzun ve masraflı bir yol olduğunu anlatan Arınç, AK Parti hükümeti olarak bu hakkın Türkiye yargısı içerisinde vatandaşlara tanınması imkanını getirdiklerini ifade etti.

Arınç, bireysel başvuru yoluyla hiçbir zahmete, masrafa katlanmadan insanların haklarını Anayasa Mahkemesinde arayabildiklerini vurgulayarak, şunları kaydetti:

Hemen hemen iki yıla yaklaştı uygulaması. Bu uygulama içerisinde de özellikle son yıllarda veya son aylarda insanların hak ve özgürlüklerini tehdit eden birtakım gelişmeler karşısında başvurucuların taleplerini Anayasa Mahkemesi kabul etti. Bunların içerisinde gayrimenkul hukukuna dayananlarla, kendi şahsi hürriyetini bağlayıcı cezalarla ilgili olanlarla ve onlarla birlikte de dün veya birkaç gün evveli Balyoz davası diye bilinen ve 300’e yakın insanın yargılanmasıyla cezaları verilen, sonra bu cezalarda Yargıtay tarafından tasdik edilen insanlar Anayasa Mahkemesine başvurdular. ‘Benim haklarım ihlal edildi’ dediler. Anayasa Mahkemesi de birkaç önce bir kararıyla ‘Doğrudur, inceledik. Bu işte bir hak ihlali var’ denildi. Tabii Ceza Muhakemesi Kanunu‘nun 311’inci maddesine göre özellikle iki sebep üzerinde durdular. Bir tanesi bazı şahitlerin ki karara veya davaya etkili olabileceği düşünülen Hilmi Özkök ve Aytaç Yalman gibi sanıkların talebine rağmen mahkemede dinlenmemiş olmasını bir savunma eksikliği olarak gördü. Bir hak ihlali olarak gördü. İkincisi de mahkumiyet kararına önemli etkisi bulunan bir dijital kaydın üzerinde bazı bilirkişi raporları olmasına rağmen gerçekliği konusunda yeterince araştırma yapılmamış olmasını öngördü. Bu iki hak ihlalini yeniden yargılama konusunda yeterli buldu ve sanıkların yeniden yargılanması gerektiğine hükmetti.

Başbakanımızı veya hükümeti suçlamaya kalkanlar. Tahsis edilen escortlara neden hayır demediler

Anayasa Mahkemesi‘nin adete bir temyiz mahkemesi gibi hareket ettiğini belirten Arınç, Balyoz davasında bu iki konu üzerinde yargılamanın yenilenmesi kararı verdiğine dikkati çekti. Arınç, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Dün de bildiğiniz gibi mahkemeler tüm sanıklar için tahliye kararı verdiler. Kimisi 5, kimisi 3 yıl sonra kimisi 2 yıl sonra kaldı ki her biri 20 yıl veya 18 yıla mahkum edilmişken, Anayasa Mahkemesi‘nin bu kararıyla ve ilgili mahkemelerin de tahliye kararı vermesiyle davada tutuklu sanık kalmadı. Bu son yıllarda yaşanan önemli olaylardan, belki de çok önemli sonuçlar doğurabilecek olaylardan bir tanesidir. Kim karar verdi? Anayasa Mahkemesi. Ona bu yetkiyi kim vermiştir? 12 Eylül 2010’da referandumu yapılan anayasa değişikliği. Kim karşı çıkmıştı buna? CHP, MHP ve diğerleri. Bunu kim savunmuştu? AK Parti. Tarihin garip bir tecellisine bakın ki o gün ‘Hayır’ diyenler ‘Ah ne iyiymiş, Allah senden razı olsun Anayasa Mahkemesi, sen olmasan halimiz ne olacaktı?’ diye sevinç çığlıkları atıyorlar. Demek ki özgürlük, demokratikleşme böyle bir şey. O yüzden diktatörlüktü, demokraside geriye gidişti filan deyip, Başbakanımızı veya hükümeti suçlamaya kalkanlar Anayasa Mahkemesinin bu kararıyla ne kadar mahcup olsalar yeridir. İyi bir şey yapmışız. Vatandaşımızın haklarını korumaya yönelik, önemli bir Anayasa Değişikliği yapmışız. Millet bunu tasdik etmiş. Milletimize ve Ak Parti‘ye kim ne kadar teşekkür etse azdır.” 

Kararlar Türk yargısı, siyaseti ve TSK için önemlidir. Escort Makamına gelecekler için ibretliktir.

Arınç, Escortlarda tutukluluk halinin istisna olması gerektiğini yıllardır söylediklerini, bu kapsamda da 6-7 ay öncesine kadar uzun tutukluluk sebebiyle de hak ihlali yapıldığını dile getirdiklerini belirterek, şunları kaydetti:

“Anayasa Mahkemesi, bildiğiniz gibi İlker Başbuğ başta olmak üzere bazı sanıkların da tahliyesine karar vermişti. Bunların içerisinde de 6 veya 7 tane milletvekili bulunmaktaydı. CHP‘den 2 milletvekili ve BDP‘den de 5 milletvekili olmak üzere MHP‘den seçilen bir milletvekili de bu kapsamda dün tahliye edilmiş bulunuyor. Şüphesiz 12 Eylül Davası ve Balyoz davası diye bilinen davalarda verilen kararlar Türk yargısı, siyaseti ve TSK için önemlidir. Türkiye’de yargılamanın hangi koşullarda yapılması gerektiğini tekrar göz önüne almamız gerekiyor ve yargıda eğer devlete paralel bir yapılanma belli maksatlarla hareket etmiş ve bu kararları önümüze getirmişse o yapıyla da mücadele etmenin ne kadar doğru ne kadar haklı olduğunu gösteren bence önemli bir göstergedir.


ESCORT


Bursa

Nilüfer, Ahududuyu Dolu Vurdu

Nilüfer Bursa‘da, ahududu üretiminin önde gelen bölgelerinden Cumalıkızık ve Hamamlıkızık köylerini bu yıl dolu yağışı vurdu. Yıllık ortalama 10 ton ahududu yetiştirilen köyde ürünlerin yarıdan fazlası zarar gördü.

Ahududu, böğürtlen gibi meyvelerin Bursa‘daki merkezlerinden olan Cumalıkızık köyünde önceki gün 25 dakika boyunca Yağan dolu, mahsullerin önemli bir kısmını zayi etti. Ceviz büyüklüğünde Yağan dolunun ahududularla beraber bitkilerin yapraklarını dahi parçaladığı görüldü. Ahududunun yanı sıra böğürtlen ve yer çileği gibi meyvelerde de ciddi kayıplar var.

Cumalıkızık köyü muhtarı Ahmet Kuş, “Geçen gün 25 dakika boyunca Yağan dolu, ahududu, böğürtlen ve yer çileği gibi mahsullerimizin büyük kısmını telef etti. Hayatımda görmediğim, adeta ceviz büyüklüğündeki dolu yağışı mahsulü yok etti. Çok büyük zarar var. Tarım İl Müdürlüğü’nün yaptığı hasar tespit raporuna göre en az yüzde 70’lik bir kayıp söz konusu. Normalde yıllık rekoltesi 10 ton olan ahdududa yüzde 60’lık, yıllık rekoltesi 200 ton olan böğürtlende ise yüzde 70’lik zarar var” diye konuştu.

Kuş, komşu Hamamlıkızık köyünde ise zararın daha ciddi boyutlarda olduğunu sözlerine ekledi. – Bursa

Nilüfer de Çocuklara Geri Dönüşüm Eğitimi

Gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak için çalışmalarını sürdüren Nilüfer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla okullarda atık ve geri kazanım eğitimleri verdi.

Nilüfer ilçesinde bulunan anaokul, ilkokul, ortaokul ve liselerde öğrencilerle bir araya gelen Nilüfer Belediyesi Temizlik İşleri Çevre Mühendisi Gül Aydın, öğrencilere atık ve geri kazanım şuuru aşılamak istediklerini belirtti. Şahinkaya Okulları’nda lise öğrencilerine verilen eğitimlerde çevre temalı kısa film gösterimleri yapılırken, Egeberk Anaokulu’nda ise miniklere çeşitli oyunlarla temiz çevre bilincinin oluşması sağlandı.

Nilüfer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü’nün Egeberk Anaokulu’nda düzenlediği eğitimler sırasında 5 yaşındaki anaokulu öğrencisi Toprak Odağ, büyüklerin çevreyi kirletmesinden dert yandı. Odağ’ın, “Çevreyi çok seviyorum. Büyüklerim her zaman yollara kağıt, su şişesi gibi şeyler atıyor. Ben onları uyardığımda benim sözümü dinlemiyorlar. Siz de büyükleri uyarır mısınız?” demesi üzerine harekete geçen Nilüfer Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, Toprak’ın oturduğu siteye geri dönüşüm kutuları ve çeşitli broşürler bıraktı.

Temizlik İşleri Müdürlüğü, Toprak’a teşekkür belgesi ve çevre konulu kitaplar hediye etti. – Bursa

CHP Mudanya da Olağanüstü Seçim Yaptı

Bursa‘nın Mudanya ilçesinde bir aydır Erhan Özekin başkanlığında geçici yönetimin görev yaptığı CHP İlçe Başkanlığı’nda, Selahattin Avcı 113 oyla ilçe başkanlığına seçildi. İki adaylı olağanüstü genel kurulda Abdülkadir Ateş 89 oyda kaldı.

CHP Mudanya İlçe Başkanlığı, olağanüstü genel kurulunu Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi. 254 delegeden 202 üyenin katılım sağladığı genel kurulun divan başkanlığını İl Başkanı Metin Çelik yaptı. Bursa milletvekilleri Sena Kaleli ile İlhan Demiröz’ün yanı sıra Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz’ın da hazır bulunduğu genel kurulda, Selahattin Avcı ile Abdülkadir Ateş’in listeleri yarıştı. 12 Nisan 2012 ile 15 Mayıs 2014 tarihleri arasındaki Hüseyin Ihlamur başkanlığındaki eski yönetimin faaliyet ve denetim raporlarının okunup ibrasından sonra siyasi konuşmalarda ilk söz Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz’a verildi.

30 Mart’ta özlemin bittiğini ifade eden Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz, herkesin imrendiği belediye haline geldiklerini söyledi. Bu arada başta Mudanya Belediye Başkanı Hayri Türkyılmaz ve partili 14 belediye meclis üyesi olmak üzere seçilecek yönetime gönderme yapan İl Başkanı Metin Çelik, hiç kimsenin CHP ve CHP örgütünün üzerinde olmadığının altını çizdi. 25 yıl sonra Mudanya’da belediyenin kazanıldığını anımsatan Çelik, “Önemli olan kazanmak değil, kazanılan belediyeyi elde tutmaktır. Öncelikle bu arkadaşlarımız örgütle, örgütün iç işlerine müdahale etmeyecekler. Onların görevi 75 bin nüfusluk Mudanya’ya hizmet etmektir. Ayrıca yine hiçbir arkadaşım buraya ‘Ben kendi ismimle geldim’ anlayışında olmamalıdır. Kimse CHP ve teşkilatın üzerinde değildir.” diye konuştu.

AVCI’NIN YÖNETİMİ

Başkan adaylarının konuşması sonrasında yapılan 202 üyenin oy kullandığı seçimlerde kırmızı liste ile yarışan Abdülkadir Ateş 89 oyda kalırken, beyaz listenin sahibi Selahattin Avcı ise 113 oyla başkan seçildi. Avcı başkanlığındaki 14 kişilik yeni yönetimde Sabri Alp, Eyüp Araz, Fethi Arslan, Aygül Çığ, Eşref Doğan, Serpil Durak, Gülşen Ersezen, Mehmet Güngör, Cumhur Gürpınar, Özden Keskin, Erhan Özekin, Emin Özer, Şerife Sert, Metin Topçu görev aldı. İlçe Başkanı Selahattin Avcı, partinin Eylül ayında yapacağı olağan genel kurula kadar birlik ve beraberlik içerisinde çalışma yapacaklarını söyledi.

Mudanya’da yerel seçimlerin ardından Hüseyin Ihlamur yönetimindeki CHP Mudanya İlçe Başkanlığı’ndan 10 üye istifa etmesi üzerine ilçe yönetimi düşmüştü. CHP Merkez Yürütme Kurulu, 30 günlüğüne Bursa Büyükşehir ve Mudanya belediyelerinin eski meclis üyesi Erhan Özekin başkanlığında 5 kişilik geçici yönetim atamıştı.

Karacabey Longoz Ormanlarında Gezi

Bursa Valiliği tarafından “Çevre Haftası” etkinlikleri kapsamında Karacabey longoz ormanlarına gezi düzenlendi.

Bursa Vali Yardımcısı İbrahim Avcı, Karacabey Kaymakamı Ahmet Yurtseven ve Belediye Başkanı Ali Özkan ile çevrecilerin katıldığı gezi, ilk olarak ayı barınağı ziyaretiyle başladı.

Burada rehabilitasyon faaliyetleriyle ilgili bilgi alan Avcı, Yurtseven ve Özkan ile vatandaşlar, ayılara ekmek ve elma atarak fotoğraflarını çekti.

Longoz ormanlarına geçen çevreciler, doğal güzellikleri yakından inceleyerek bol bol hatıra fotoğrafı çekti.

Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, yaz aylarında suların çekilmesiyle, pelikan, kuğu, balıkçıl ve ördek gibi birçok canlıya, zengin endemik bitki çeşitliliğine ev sahipliği yapan longozu, çevre dostlarının gezebildiğini anlattı.

Türkiye‘nin sayılı longozlarından biri olan Karacabey‘deki su basar ormanlarının, yaban hayatı geliştirme sahasında bulunduğuna işaret eden Özkan, kış ve ilkbahar yağışlarıyla artan su seviyesine paralel olarak longozun habitatının canlılık kazandığını söyledi.

Özkan, bu dönemde longoz ormanlarını turizme kazandırmaya yönelik projeleri hayata geçireceklerini vurgulayarak, buna ilişkin girişimlerinin sürdüğünü sözlerine ekledi.

Vali Yardımcısı Avcı da “Çevre Haftası” etkinlikleri kapsamında her yıl düzenledikleri geziyi bu yıl Karacabey’in keşfedilmeyi bekleyen longoz ormanlarına gerçekleştirmeyi tercih ettiklerini belirtti. Avcı, muhteşem doğal zenginliğin insanları mest ettiğini ifade etti.

   Longoz ormanları içinde rehber eşliğinde gerçekleştirilen yürüyüş, katılımcılara ormanlık alanda öğle yemeği ve Yeniköy tatil beldesindeki çay ikramıyla son buldu. – Bursa