Şam’dan ABD’ye teklif IŞİD’i beraber vuralım

ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey’nin geçen hafta Irak ve Suriye’de terör estiren İslam Devleti için sarf ettiği Suriye’deki üslerine saldırılmadan yenilgiye uğratılamaz sözleri tartışılırken Şam yönetiminden Batı’ya işbirliği teklifi geldi. Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, ABD de dahil olmak üzere uluslararası toplum ile birlikte terörizmi alt etmeye hazır olduklarını, ancak ülke toprakları içinde yapılacak herhangi bir saldırının Beşar Esad rejimi ile koordineli olması gerektiğini söyledi.

Türkiye bize katılır
Şam rejiminin ABD ve İngiltere ile çalışmaya hazır olduğunu belirten Muallim, Ancak işbirliğinin ciddi olduğundan ve çifte standartlar bulunmadığından emin olmalıyız. Suriye’nin egemenliğinin herhangi bir ihlali, saldırı olacaktır diye konuştu
Suriye’nin ABD uçaklarını düşürme kapasitesi olup olmadığı sorulduğunda ise Eğer öncesinde koordinasyon yoksa bu olabilir. Böyle bir senaryoyu engellemek için uluslararası işbirliği öneriyoruz” dedi.  Tam bir yıl önce ABD Başkanı Barack Obama, Esad rejiminin kimyasal silah kullandığı gerekçesi ile Suriye’ye sınırlı hava saldırısı düzenleme sinyali vermiş, ancak kimyasal silahların imhası anlaşmasıyla müdahale rafa kalkmıştı. Dempsey ise dünkü açıklamasında, bölgedeki kilit müttefikleri Ürdün, Türkiye ve Suudi arabistan’ın kendilerine IŞİD’i ezmekte yardım edeceklerine inandığını söyledi. ABD’de yayımlanan New York Times gazetesi de başyazısında Dempsey’e benzer şekilde bölgesel askeri işbirliği çağrısında bulundu

Tabka savaşında 500 ölü

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne göre, Rakka yakınlarındaki Tabka hava üssünün kontrolü için IŞİD ve Ordu arasında yaşanan 6 günlük çatışmada 500 kişi öldü. Kritik önemdeki üs IŞİD’in eline geçerken çatışmalarda 170 Suriye askeri, 346 da militanın öldüğü belirtildi. Üssün düşmesinin ardından militanlar konvoyla zafer turuna çıktı.

İnfaz videosu montaj olabilir

Amerikalı gazeteci James Foley’nin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanı tarafından kafası kesilerek öldürülmesine ilişkin 4 dakika 40 saniyelik video görüntülerinin bir kısmının kurmaca olabileceği ileri sürüldü
Times gazetesine konuşan ismi açıklanmayan bir görüntü uzmanı Bence bu sahnelenmiş bir görüntü. Gazeteci, kamera durdurduktan sonra infaz edilmiş olabilir dedi. Times, Foley’yi görüntüdeki İngiliz aksanlı ve siyah giyinmiş militanın değil başka bir militanın öldürmüş olabileceği iddiasına yer verdi

Bursa da Motosiklet Faciası 1 Ölü

Bursa‘da virajı alamayan motosiklet sürücüsü kontrolden çıkarak tarlaya girdi. Motosikletten fırlayan sürücü direğe çarparak olay yerinde hayatını kaybetti.

Kaza, saat 13.00 sıralarında Orhangazi ilçesi İznik karayolu eski Apeks fabrikası yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 16 ABR 19 plakalı motosiklet ile İznik‘ten Orhangazi istikametine seyreden Şenol Türkoğlu (31), Apeks fabrikası yakınındaki keskin virajı alamadı. Kontrolden çıkan motosiklet yol kenarındaki tarlaya girdi. Bu sırada motosikletten fırlayan genç sürücü, bir direğe çarparak olay yerinde yaşamını yitirdi. Kaza yerine gelen sağlık ekibinin ilk incelemesinde sürücünün boynunun kırılması sonucu hayatını kaybettiği belirlendi.

HALI SAHA İŞLETMECİSİ

Kazada hayatını kaybeden Şenol Türkoğlu‘nun İznik‘in Elbeyli mahallesinde bir halı sahanın işletmeciliğini yaptığı belirlendi. Kaza sonrasında polis ekipleri kaza yerinde ilk incelemesini yaptı. Cumhuriyet savcısının kaza yerindeki incelemesinin ardından Şenol Türkoğlu‘nun cenazesi Orhangazi Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. – Bursa

İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim

İstanbul 1 Nolu Anıtlar Kurulu Üyesi aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Yüksek Mimar Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller, Kastamonu Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonrası şehrin Dünya Miras Listesi’nde yer alacağını söyledi.

Belediye Başkanı Tahsin Babaş‘ın davetlisi olarak Kastamonu‘ya gelen Prof. Dr. Eyüpgiller, Başkan Babaş ile birlikte Bakırcılar Çarşısı başta olmak üzere Hepkebirler Mahallesi civarında incelemelerde bulundu. Buralarda Kastamonu Belediyesi tarafından yürütülecek çalışmalar hakkında detaylı bilgi alan Prof. Dr. Eyüpgiller, aynı zamanda hangi sokağa ve caddeye ne tür projelerin yapılması noktasında görüş alışverişinde bulundu. Buradaki incelemelerin ardından İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller, yaptığı değerlendirmede, “Belediye Başkanımız Tahsin Babay’ın vizyonu çerçevesinde tek yapı restorasyonun ötesinde kentsel boyutta çeşitli uygulamaların gerçekleştirilmesi amacıyla adımlar attığını görüyorum. Bir akademisyen olarak bu beni gerçekten heyecanlandırıyor. Türkiye‘de artık senelerdir tek tek yapılar restore ediliyor ancak bir dokunun bütünüyle ayağa kaldırılması kent yaşamına aktif olarak dahil edilmesi geriden geliyor. Kastamonu, bu konudaki gecikmesini bu faaliyetlerle plan projelerle çözümleyecek düşüncesindeyim. Çok desteklenmesi gereken bir vizyon olarak Bakırcılar Çarşısı, Kastamonu‘nun otantik çarşısının günümüze ulaşabilen en iyi bölümünü oluşturuyor. Rehabilite edilerek hem kent yaşamına hem de kültür turizmine önemli bir değer olarak dahil edilmeye aday. Sonraki aşamada bunu bir modül olarak algılıyorum. Daha sonra Nasrullah Meydanı’yla bağlantısının sağlanması bir sonraki adım olarak ta Cumhuriyet Meydanı’yla bağlantısının kurulmasıyla Kastamonu‘ya beklenti içerisinde gelen yerli-yabancı turistlerin kültürel faaliyetler içerisinde olmak isteyen yerel halkın önemli bir beklentisini karşılanacağı düşüncesindeyim. Gerek yerel halk gerekse de dışarıdan gelen turistler, hem Kastamonu‘nun otantik çarşısını düzenli halde görecek hem de kentin önemli bir kültür mirası oluşturan yönetim merkezini derinlemesine inceleyebilecek ve bu havayı teneffüs edebilecekler” dedi.

“KASTAMONU, ÖDÜLÜNÜ DÜNYA MİRAS LİSTESİNE GİREREK ALACAK”

Dünya Mirası’nda önemli bir yeri olan Kastamonu‘nun hak ettiği ödülü Dünya Miras Listesi’nde yer alarak kazanacağını belirten Eyüpgiller, “Bu beni olduğu gibi tüm Kastamonuluları da mutlu edecek bir gelişme olacaktır” diye konuştu.

Yapılması planlanan bu tür projelerin uzun soluklu projeler olduğunu açıklayan Eyüpgiller, “Modül modül gerçekleştirilerek senelere sirayet edecek işler. Bu süreç iki sene veya üç sene sürebilir. Ancak bunu bir yerden başlayıp devam ettirmek gerekir. Bizler önceki faaliyetler bir alt yapı oluşturuyor. Bunun üzerine bizler devam edeceğiz. Projeyi halkın desteklemesi gerekiyor. Merkezi yönetimin desteklemesi gerekiyor. Ulusal ve uluslararası destekler çok önemli. Bütün bunlar üst üste eklemlendiğinde iki sene veya üç sene içerisinde Kastamonu, bugün Bursa‘nın ulaştığı noktaya gelebilir. Bursa, geçtiğimiz ay içerisinde Dünya Miras Listesi’ne hanlar bölgesi ve külliyeleriyle girdi. Kastamonu‘da Bursa‘nın küçük bir modelidir. Bizlerinde burada küçük hanlar bölgemiz ve külliyelerimiz var. Bursa, 10 yılı aşan bir süreçte bunu başardı. Kastamonu‘da zaten faaliyetler ve girişimler senelerdir sürmekte. Başkanımızın vizyonu çerçevesinde bizlerde akademisyenler olarak gereken desteği vermeye hazırız. Üç yıllık bir süreçte başarıla olabileceğini sanıyorum” şeklinde konuştu.

“KASTAMONU, DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NE GİRECEK”

Kastamonu‘nun Dünya Miras Listesi’ne gireceğine inandıklarını anlatan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, “Sayın Valimizde, bu konuya önem veriyor. Kastamonu‘nun tarihsel ve mekansal gelişim süreci içerisinde bir dönemin yaşam biçimi ve mimarisini yansıtan, merkezin ticaret alanı nitelikli kent kimliğimize yön veren Bakırcılar çarşısını önemsiyoruz. Yakın zaman tarihi dokuya uygun peyzaj ve çevre düzenlemesi yaparak yayalaştırma projesi uygulayacağımız Nasrullah Meydanı ile Araba Pazarı hamamı arasında kalan Bakırcılar Çarşısı ve Hanlar Bölgesini, planlı bir şekilde tarihi dokusuna, detaylarına uygun onararak yaşatılmasını amaçlıyoruz. Bu proje, İlimizin olmazsa olmazıdır. Bu proje, biran önce yapılması gereken kentin en önemli yarasıdır. Burası, kentimize gelen insanların öncelikle uğrayacakları çok güzel bir turistik mekan olacak. Bu kentin kalitesini yükseltecek, kentin tanıtımında önemli rol alacak bir bölge olacak. El ele gönül birliği içerisinde bu proje hayata geçecek. 3 ay gibi kısa sürede projelendirip dün ihalesini yaptığımız 125. Yıl Atatürk Caddesi Sokak Sağlıklaştırma ve Cephe iyileştirme çalışmalarımızın yanında planladığımız 4 sokağın proje çalışmaları da başlamış durumda. Bu projeler içinden en az 1 sokağın daha bu sene tadilatına başlamayı düşünüyoruz” dedi.

“Kaybedecek vaktimiz yok” diyen Başkan Babaş, “Kültürel varlıklarımızın korunması, yaşatılarak gelecek nesillere doğru aktarılması çalışmalarımıza 3 koldan başladık. Sonuçta tek yapı ölçeğinde, sokak sağlıklaştırmalar, meydan düzenlemeleri ile projelerimiz bütünlük kazanacaktır. Bu projenin gelişme sürecinde Kentimizi ve Tarihi mekanlarımızı iyi tanıyan artık bizden biri olarak gördüğümüz Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller hocamızın bilgi ve birikimlerinden yararlanmak istiyoruz. Kendileri bu talebimize olumlu yanıt vererek, kentimiz için önem teşkil eden bu çalışmamızın başında bizleri yalnız bırakmamıştır” ifadelerini kullandı.

Kasaba Köyünde bulunan çivisiz caminin Dünya Geçici Miras Listesi’ne girdiğini hatırlatan Tahsin Babaş, şunları söyledi: “Bu kapsamda Kasaba Köyündeki caminin maketini yaptırıyor. Bu maketi önümüzdeki ay Japonya‘daki düzenlenecek olan fuarda sergilemeyi istiyoruz. Bu sayede Japonların, Kasaba köyündeki caminin maketini gördükten sonra gerçeğini de görmeleri için ilimize gelmelerini sağlayacağız. Ayrıca bu ayın sonunda Türkiye‘de ilk kez düzenlenen Ahşap Fuarı’nın 4’üncüsünü yapacağız. Fuarın tanıtımı için üst düzey bürokratlarla değişik isim ve simaları fuara getirmeyi amaçlıyoruz. Biz, ahşabı çok önemsiyoruz. Çünkü Kastamonu, ahşap bakımından Türkiye‘nin önemli şehirlerinin başında geliyor. Kastamonu insanı da, ahşabı önemsiyor. Bölgenin büyük çoğunlunun geçim kaynağı da ahşap üzerine kuruludur. Bölgenin geçim kaynağı ahşap diyebiliriz. Küre Dağlarından Ilgaz Dağına kadar ormanlarla kaplıdır. İçerisinde iki tane Milli Park barındırıyor. Buna rağmen Kastamonu‘da üretilen ahşabın büyük çoğunluğu, dışarıda işlenerek ilimize tekrar geliyor. Biz, bunu tersine çevirerek ilimizdeki ahşabın büyük çoğunluğunun şehrimizde işlenerek dışarıya pazarlanmasını amaçlıyoruz. Çünkü burada üretilen orman ürünlerinin satışından elde edilen gelirler, ilimizde kalmıyor, doğrudan işletmelerin genel merkezlerine gönderiliyor. Bu yüzdende ilimiz, istediği düzeyde ahşaptan gelir elde edemiyor. Bu yüzden orman teşkilatına bu konularda sürekli serzenişte bulunuyorum. Projeler üreterek ahşabın ilimizde kalmasını sağlayın diyorum”

Orman sektörünün para kazanan bir sektör olduğuna dikkat çeken Babaş, ahşabın kullanılarak turizm başta olmak üzere çok sayıda sektörde zorlanmadan değerlendirilebileceğine işaret ederek, şunları kaydetti: “Bu yüzden artık Kastamonu‘nun ahşabı, ilimize geri dönmesi gerekiyor, yatırıma dönüşmesi gerekiyor. Şuana kadar ahşan konusunda ilimize yatırım istenilen düzeyde yapılmadı. Orman üzerinden turizme veya diğer sektörlere katkı sağlayacak bir yatırım henüz olmadı. Biz, bunu büyük bir eksiklik olarak görüyoruz. Bu konuda da gerekli girişimlerde bulunacağız ve yetkililerle proje hazırlanması noktasında görüşmeler yapacağız” – Kastamonu

Üzerine Demir Kapı Düşen 8 Yaşındaki Arda Yaralandı

(escort16.com) (Bursa), (DHA)- Bursa‘nın İnegöl İlçesi’nde, evlerinin bahçesinde oynarken üzerine demir kapı düşen 8 yaşındaki Arda Kayıkçı yaralandı.

Olay, dün Alibeyköy Mahallesi’nde meydana geldi. Arda Kayıkçı, evlerinin bahçesinde bulunan demir kapı ile oynamaya başladı. Bir anda yerinden çıkan kapı, çocuğun üzerine devrildi. Kapının altından ailesi tarafından çıkarılan minik Arda, otomobille İnegöl Devlet Hastanesi acil servisine götürüldü. Burada tedavi altına alınan çocuğun sağlık durumun iyi olduğu bildirildi. Olayla ilgili soruşturma sürdürüyor

Dört kanatlı dinozor keşfedildi

Changyuraptor yangi (C. Yangi) isimli bu dinozorun mezozoik dönemin sonlarında, Çin‘in günümüzdeki Liaoning eyaletinin bulunduğu bölgede yaşamış olduğu düşünülüyor.

Dört tane kanadı olmasının yanı sıra bu dinozoru ilginç kılan özelliklerinden biri de kuyruğundaki eşi benzeri görülmemiş uzunluktaki tüyleri.

30 cm’yi bulan bu tüylere iki kanatlı olmayan dinozorlarda şu ana kadar hiç rastlanmamıştı.

Bilim insanları, bu uzun tüyler sayesinde C. Yangi dinozorunun uçtuğu sırada ve inerken kendini yavaşlatabildiğini öne sürüyor.

C. Yangi’nin ‘mikroraptorin’ denilen dinozor grubuna ait olduğu düşünülüyor, dört kanat ve kuyruk bu dinozor türünde mevcut.

132 cm uzunluğunda Paleontologlar arasında bu keşfe kadar dört kanatlı canlı türlerinin, iki kanatlı canlı türlerinin evrim sürecinde bir basamak olduğu düşünülüyordu.

Fakat C. Yangi’nin bu evrim sürecinin çatallanması sonucu olduğu tahmin ediliyor.

Uçuş yetisine sahip canlı türlerinin, günümüzde kuş olarak sınıflandırılan grubunun fizyolojik yapısı dışında da evrim geçirdiği düşünülüyor.

C. Yangi’nin iskelet kalıntıları Bohai Üniversitesi ve Los Angeles Doğa Tarihi Müzesi’nden uzmanların oluşturduğu bir ekip tarafından bulundu.

Burnundan kuyruğunun sonuna kadar 132 cm uzunlukta olan bu yeni tür, şu ana kadar rastlanılan en büyük dört kanatlı dinozor.

Araştırmacılar bu yeni dinozor türünün arka bacaklarında bulunan çıkıntılı tüyleri uçuş amaçlı kullandıklarını söylüyor.

Uzmanlar, C. Yangi’nin uzun kuyruk tüyleriyle uçabildiğini, aksi takdirde o kanat yapısıyla havalanamayacak kadar ağır ve büyük bir canlı olduğunu da belirtiyor.

(Kaynak: BBC Türkçe) Nilüfer

Dikkat polis çekiyor!

AA

 İlk etapta Asayiş Şube Müdürlüğü’nde görevli 42’si resmi, 20’si Yunus timi, 38’i de sivil ekipte toplam 100 polisin yakasına ses ve full HD kayıt ile gece görüş çekim özelliklerine sahip kamera takıldı. 8 saate kadar çekim yapabilme özelliği bulunan kameraların kullanılacağı uygulamadan vatandaşlar da memnun. Konuya ilişkin olarak bilgi veren Asayiş Şube Müdürlüğünde Başkomiser Hasan Mutaf projeyle 100 yaka kamerasının polislere dağıtıldığını, olay yerinde polis ve vatandaş arasında yaşanan tüm diyalogların bu kameralar tarafından kaydedildiğini söyledi. Mutaf, kayda alınan görüntülerin düzenli olarak arşivinin yapıldığını ve kamera kayıtlarının bu sayede delil olarak kullanıldığını dile getirdi.

Yaz Okullarının İlk Dönemi Sona Erdi

Mudanya Gençlik Hizmetleri ve Spor Müdürlüğü bünyesinde açılan yaz okullarının basketbol branşının ilk dönemi sona erdi.

Basketbol kurslarına yoğun ilgi nedeniyle, iki dönem halinde açılan Basketbol kurslar ilk dönemine kayıt yaptıran 75 sporcu kurslarını başarıyla bitirdi. 3 hafta süren kursta basketbola olan ilgi yoğunluğu salonun yetersizliğine rağmen oldukça başarılı geçtiğini söylen çalıştırıcı Ufuk Menemen “Yaz tatili boyunca çocuklara sporu ve basketbolu sevdirmeye çalıştık. İlk dönem olarak bunu başardığımız sanıyorum” diyerek gençlerin ikinci dönem kurslara katılmalarını beklediğini ifade etti.

İlçe spor müdürü Tahir Yılmaz, Mudanya Gençlikspor kulüp başkanı Hasan Torun, saha sorumlusu Mümin Ceylan ve basketbol antrenörü Ufuk Menemen tarafından sporculara başarı sertifikaları ve sporcu kartları dağıtıldı.

Ayrıca ilçe spor müdürü Yılmaz, yaptığı açıklamada çocukların sadece yaz okullarına gelmelerinin yeterli olmadığını kışın spor yapmalarını yetenekli sporcuları seçip takım oluşturmaya çalıştıklarını dile getirdi. Yılmaz, “kısıtlı imkanlar yetersiz salonumuza rağmen Mudanya‘da spor adına bir şeyler yapma çabasındayız. Her geçen gün nüfus olarak çoğalan Mudanya‘da bir tek spor salonuyla arzu ettiğimiz çalışmalarımız maalesef gerçekleşemiyor. Çalışmalarımızı paylaştıracak ne başka bir ilçe salonumu nede bir okul salonumuz yok. Yerel yönetimler ve siyasetçilerimizden Mudanya‘ya yeni bir spor salonu kazandırmalarını bekliyoruz. Zira Mudanya adeta sporcu ordusu barındırıyor. Yeter ki biz onlara olanak sağlayalım” dedi. – Bursa

Btü Tanıtım Günleri Başlıyor

Lisans öğrencisi kabul eden bölümlerine bu yıl İnşaat Mühendisliği Bölümünü de ekleyen Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), yükseköğretime geçecek aday öğrencilere yönelik olarak Tanıtım Günleri’ni 7-11 Temmuz tarihleri arasında Osmangazi Yerleşkesinde düzenliyor.

Akademik faaliyetlerini araştırma üniversitesi misyonu ile sürdüren BTÜ, 2014 – 2015 Eğitim Öğretim Yılında Doğa Bilimleri, Mimarlık ve Mühendislik Fakültesi bünyesindeki 5 bölüme, okul birincileri kontenjanı dahil olmak üzere toplam 203 öğrenci kabul edecek. Tanıtım Günleri süresince aday öğrenciler, BTÜ akademisyenleri ve Öğrenci İşleri Daire Başkanlığı yetkilileri ile birlikte gelecek planlarını yapma fırsatı bulacaklar. Osmangazi Yerleşkesinde 09.30-16.30 saatleri arasında devam edecek olan “Tanıtım Günleri” boyunca, aday öğrenciler üniversitenin derslikleri ve laboratuvarlarını gezebilecekler.

7-10 Temmuz tarihleri arasındaki Tanıtım Günleri faaliyetleri kapsamında, BTÜ akademisyenleri ve uzmanları aday öğrencilere meslek seçimi ve üniversite hayatı hakkında bilgi verecekler. Tanıtım Günleri kapsamındaki etkinliklere katılamayan veya uzak illerde bulunan aday öğrencilere için http: //tercih.btu.edu.tr/ index.php adresinden gerekli incelemeleri yapabilecekleri bir internet sayfası ve Üniversite yetkililerine danışabilecekleri telefonla yardım hattı da oluşturuldu. – Bursa

Btso ve Tübitak tan Kobi lere Proje Eğitimi

Bursa Ticaret Ve Sanayi Odası (BTSO), KOBİ’lere yönelik ‘TÜBİTAK TEYDEB Destek Programları ve Patent Başvuruları Semineri’ne ev sahipliği yaptı.

BTSO hizmet binasında TÜBİTAK TEYDEB destek programları ve inovasyonda patentin önemi ile ilgili KOBİ’lere seminer verildi. Dünyada artık bütün rekabetin, bilim ve teknoloji ile yaşandığını belirten BTSO Yönetim Kurulu Üyesi İlker Duran, Ar-Ge ve inovasyonun sürdürülebilir bir büyüme adına dünyanın üzerinde durduğu kavram olduğunu dile getirdi. Duran, “Günümüzde yaşanan ekonomik krizde şirketlerin ayakta kalabilmeleri ve dünya ekonomisine yön verebilmeleri için Ar-Ge ve inovasyonun önemi çok büyük. 2023 hedefleri için esnek yapıları ile dünya ekonomisinde gözde kuruluşlar haline gelen KOBİ’lerimizi göz ardı edemeyiz. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde KOBİ’lerimiz, işsizliğin azaltılması ve yeni istihdam alanlarının oluşturulmasında oynadıkları rolleri, dengeli ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması ve sürdürülmesine yaptıkları olumlu katkıları itibariyle etkili bir rol oynuyor” dedi.

“KOBİ’LERE PATENTİN ÖNEMİNİ ANLATMALIYIZ”

Dünyada ülkelere göre yapılan patent başvurusunun ülke kalkınmasının bir işareti olduğunu kaydeden Duran, “Ülkemizdeki toplam ihracatın yüzde 56’sı, toplam istihdamın yüzde 78’si, toplam yatırımın yüzde 50’sini oluşturan KOBİ’lerimize patentin önemini aktarmalıyız. Yenilikçiliğe açık olan, pazar ve teknoloji değişikliklerine, büyük işletmelere göre daha hızlı uyum sağlayan KOBİ’lerimize sürdürülebilir bir büyüme adına neler yapılması gerektiğinin altını çizmeliyiz” diye konuştu.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Teknoloji Transfer Ofisi Proje Yürütücüsü ve Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ali Durmuş ise, KOBİ’lerin proje yazma becerilerinin artması için bilgilendirme programları düzenlemeye devam edeceklerini belirterek, “Bu programın gayesi, KOBİ’lerin proje yazma becerilerini geliştirmektir. Bursa‘nın büyümesi için KOBİ’lerin büyümesi gerekiyor. KOBİ’lerin Ar-Ge ve yenilikçi yönlerinin geliştirilmesi lazım. Bu açıdan TÜBİTAK’tan daha fazla destek alınması ve KOBİ’lerin bu yönde teşvik edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

Programda, Evre Danışmanlık adına Özgür Devrim Orman, TÜBİTAK TEYDEB Proje Uzmanı Fatma Irmak, UÜ Teknoloji Transfer Ofisi Yöneticisi Fatih Yalınbaş, Türk Patent Enstitüsü Uzmanı Şermin Saatçioğlu destek programları ve patent başvurusu hakkında sunum yaptı. – Bursa

Türkiye Dünya Mirası Asıl Listesindeki Varlık Sayısını

Türkiye, Dünya Miras Komitesi’nin son toplantısında “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu”ile “Bergama” Dünya Mirası Asıl listesine girdi. Bu noktaların da listeye alınmasıyla Türkiye‘nin listedeki varlık sayısı 13’e yükseldi.

Kültür Ve Turizm Bakanlığı‘ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, Dünya Miras Komitesi’nin Doha‘daki 38. Dönem Toplantısı’nda Türkiye‘deki iki nokta aday dosyası asıl listeye geçti.

2000 yılında Geçici Listeye alınan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” Dünya Miras Listesi adaylık dosyası, Doha‘da düzenlenen Dünya Miras Komitesi (DMK) 38. Dönem Toplantısı’nda kabul edildi.

Ayrıca, Türkiye‘den komiteye sunulan ve Doha‘daki toplantıda ele alınan bir diğer aday da 2011 yılında geçici listeye kabul edilen Bergama‘ydı.

Komite, “Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’ dosyasının da Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesine karar verdi.


Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, iki noktanın asıl listeye alınmasına ilişkin gelişmeyi Twitter hesabından değerlendirdi. Bakan Çelik, “Doha’da düzenlenen Dünya Miras Komitesi (DMK) 38. Dönem Toplantısı’ndan az önce sevindirici bir haber aldık. Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu’nun Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesine karar verildi. Söz konusu alanın Dünya Miras Listesine alınması ile bu listedeki varlık sayımız 12 olmuştur. Hayırlı olsun. Doha‘da düzenlenen Dünya Miras Komitesi (DMK) 38. Dönem Toplantısı’ndan sevindirici haberler ardı ardına geliyor. Türkiye‘den komiteye sunulan bir diğer aday da 2011 yılında geçici listeye kabul edilen Bergama‘ydı. Bergama, “Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’ dosyasının da Dünya Miras Listesi’ne kaydedilmesine karar verildi. Helenistik dönemin en büyük kütüphanelerinden birine sahip Bergama, kültürel peyzaj kategorisinde listeye girdi. Bergama‘nın da listeye alınmasıyla D.M. Listesi’ndeki varlık sayımız 13 oldu. Önümüzdeki yıl ise Diyarbakır ve Efes‘in dosyaları görüşülecek.


DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NDE TÜRKİYE’NİN VARLIK SAYISI 13 OLDU


Dünya Miras Listesine alınan “Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğunun Doğuşu” Dünya Miras alanı, Orhangazi Külliyesi ve çevresini içine alan Hanlar Bölgesi, Hüdavendigar (I. Murad) Külliyesi, Yıldırım (I. Bayezid) Külliyesi, Yeşil (I. Mehmed) Külliye, Muradiye (II. Murad) Külliyesi ve Cumalıkızık Köyü olmak üzere altı bileşenden oluşuyor.


Osmanlı’nın erken dönemlerinin günümüze ulaşan en güzel kırsal kesim sivil mimari örneklerinden biri olan Cumalıkızık, 2000 yılında Dünya Miras Geçici Listesine alındı. 1300’lü yıllarda bir vakıf köyü olarak kurulan Cumalıkızık, artık Bursa ve Cumalıkızık: Osmanlı İmparatorluğu‘nun Doğuşu dosyası ile Dünya Miras Asıl Listesi’nde.


Dosyada, Cumalıkızık ile hanları-külliyeleriyle Bursa ve bu yerleşim merkezlerinin Osmanlı ekonomisindeki rolü ve Osmanlı’nın bir beylikten imparatorluk haline dönüşmesi teması işlendi. Ayrıca, Bursa‘nın Kent planlaması açısından, sonraki payitahtlar Edirne ve İstanbul‘a örnek olması ve payitahtın taşınmasından sonra da manevi önemini devam ettirmesi de dosyada işlenen konular arasında.


Bergama, Bergama Çok Katmanlı Kültürel Peyzaj Alanı’ dosyasıyla komiteye sunuldu.


Helenistik Dönemin en büyük kütüphanelerinden birinin kurulduğu Bergama, kültürel peyzaj kategorisinde listeye alındı. Helenistik, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı dönemlerine ait katmanları içerisinde barındıran Bergama; akropol, çevresindeki yedi adet tümülüs ve Kybele Kutsal Alanı olmak üzere dokuz bileşenden oluşuyor.


Türkiye‘nin Dünya Miras Listesi’nde çoktan yerini alan dosyalar ise; İstanbul‘un Tarihi Alanları, Divriği Ulu Cami ve Darüşşifası, Hattuşaş, Nemrut Dağı, Xanthos-Letoon, Safranbolu Şehri, Truva Antik Kenti, Edirne Selimiye Cami ve Külliyesi, Göreme Milli Parkı ve Kapadokya, Pamukkale Hierapolis ve Çatalhöyük Neolitik Kenti.