İstanbul İzmir Arası 6,5 Saate İnecek

(escort16) — İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) ve Metro Turizm, İstanbul-İzmir arasını 6,5 saate indiren anlaşmaya imza attı.

İDO’dan yapılan açıklamaya göre, Yenikapı İskelesi’nde düzenlenen basın toplantısında, İstanbul-İzmir arasında halen karayoluyla 9 saat süren yolculuğu 6,5 saate indiren anlaşma imzalandı.

Anlaşmayla entegre olan biletler, hem Metro’dan hem de İDO’dan alınabilecek. Biletini alan yolcu Yenikapı İskelesi’nden, İDO Feribotu ile Bandırma’ya gidecek, burada bekleyen Metro Turizm otobüsüne binerek, yolculuğuna ara vermeden devam edebilecek. Böylece 9 saat süren yolculuk, 6,5 saatte tamamlanacak.

Anlaşma çerçevesinde ayrıca İDO’nun dış hat biletleri, Metro Travel Acenteleri’nde de satılacak. Bu uygulamayla yolcular bilet almak niçin feribot iskelesine gitmek zorunda kalmayacak.

Anlaşmaya göre, olumsuz hava koşullarından kaynaklanan İDO’nun sefer iptallerine de çözüm getirildi. İDO’nun herhangi bir sefer iptalinde Metro Turizm devreye girecek. Yolcular, belirlenen feribot saatinde Metro Travel otobüsleriyle Bandırma’dan İstanbul’a ya da İstanbul’dan Bandırma’ya karayoluyla taşınacak. Böylece sefer iptallerinde vatandaşlar, yolculuğunu ertelemek zorunda kalmayacak.

Entegre taşımacılık hizmetinin sunulacağı İDO’nun tarifeli feribot ve deniz otobüsü seferlerine ilişkin hatlar ise Kadıköy Yenikapı-Bursa deniz otobüsü, Bostancı-Yenikapı-Bandırma deniz otobüsü, Yenikapı Bursa feribot, Yenikapı-Bandırma feribot, Yenikapı Yalova feribot ve Pendik-Yalova feribot hattı olarak belirlendi.

Önemli işbirliği

Törende konuşan İDO Ticari İşler Genel Müdür Yardımcısı Ayşe Naz Erer, anlaşmanın, denizyoluyla karayolunu birleştiren önemli bir işbirliği olduğunu belirtti.

İDO olarak yolcularına yeni seçenek ve avantajlar sunmaya devam ettiklerini kaydeden Erer, sonbahar-kış tarifesini açıklamakla birlikte yoğun bir sezon yaşadıklarını kaydetti.

Bu dönemde yolcularına rahat edebilecekleri yeni seçenekleri sunabilmenin kendileri için önemli olduğunu vurgulayan Erer, Anlaşmayla yolcularımız artık daha çok noktada İDO biletlerine ulaşabilecek. Seyahat dünyasında farklı kulvarlarda, denizde ve karada ayrı ayrı yer alsak da neticede aynı sektörün oyuncuları olarak, yan yana gelip entegre çözümler üretilebilmesi çok güzel. Bu tür işbirliklerinin en çok yolculara yarayacağını düşünüyoruz ifadelerini kullandı.

Metro Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Ayyıldız da Metro olarak yepyeni bir yapılanma içerisinde büyük yatırımlara imza attıklarını aktardı.

Geçen yıl tur operatörü şeklinde konumlandırdıkları Metro Travel noktalarında müşterilerine A’dan Z’ye “Travelshop”  hizmeti veren ciddi bir yatırıma imza attıklarını ve artık sadece bir otobüs markası olmaktan öteye gittiklerinin sinyallerini verdiklerini kaydeden Ayyıldız, “Bugün de bu projelerden birini hayata geçirmiş bulunuyoruz. Müşterilerimizin beklentilerini karşılarken beklemedikleri hizmetleri de kendilerine sunarak, onlara her zaman kaliteyi veriyoruz” değerlendirmesinde bulundu. – İstanbul

İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim

İstanbul 1 Nolu Anıtlar Kurulu Üyesi aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Yüksek Mimar Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller, Kastamonu Belediyesi’nin yürüttüğü çalışmalar sonrası şehrin Dünya Miras Listesi’nde yer alacağını söyledi.

Belediye Başkanı Tahsin Babaş‘ın davetlisi olarak Kastamonu‘ya gelen Prof. Dr. Eyüpgiller, Başkan Babaş ile birlikte Bakırcılar Çarşısı başta olmak üzere Hepkebirler Mahallesi civarında incelemelerde bulundu. Buralarda Kastamonu Belediyesi tarafından yürütülecek çalışmalar hakkında detaylı bilgi alan Prof. Dr. Eyüpgiller, aynı zamanda hangi sokağa ve caddeye ne tür projelerin yapılması noktasında görüş alışverişinde bulundu. Buradaki incelemelerin ardından İTÜ Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller, yaptığı değerlendirmede, “Belediye Başkanımız Tahsin Babay’ın vizyonu çerçevesinde tek yapı restorasyonun ötesinde kentsel boyutta çeşitli uygulamaların gerçekleştirilmesi amacıyla adımlar attığını görüyorum. Bir akademisyen olarak bu beni gerçekten heyecanlandırıyor. Türkiye‘de artık senelerdir tek tek yapılar restore ediliyor ancak bir dokunun bütünüyle ayağa kaldırılması kent yaşamına aktif olarak dahil edilmesi geriden geliyor. Kastamonu, bu konudaki gecikmesini bu faaliyetlerle plan projelerle çözümleyecek düşüncesindeyim. Çok desteklenmesi gereken bir vizyon olarak Bakırcılar Çarşısı, Kastamonu‘nun otantik çarşısının günümüze ulaşabilen en iyi bölümünü oluşturuyor. Rehabilite edilerek hem kent yaşamına hem de kültür turizmine önemli bir değer olarak dahil edilmeye aday. Sonraki aşamada bunu bir modül olarak algılıyorum. Daha sonra Nasrullah Meydanı’yla bağlantısının sağlanması bir sonraki adım olarak ta Cumhuriyet Meydanı’yla bağlantısının kurulmasıyla Kastamonu‘ya beklenti içerisinde gelen yerli-yabancı turistlerin kültürel faaliyetler içerisinde olmak isteyen yerel halkın önemli bir beklentisini karşılanacağı düşüncesindeyim. Gerek yerel halk gerekse de dışarıdan gelen turistler, hem Kastamonu‘nun otantik çarşısını düzenli halde görecek hem de kentin önemli bir kültür mirası oluşturan yönetim merkezini derinlemesine inceleyebilecek ve bu havayı teneffüs edebilecekler” dedi.

“KASTAMONU, ÖDÜLÜNÜ DÜNYA MİRAS LİSTESİNE GİREREK ALACAK”

Dünya Mirası’nda önemli bir yeri olan Kastamonu‘nun hak ettiği ödülü Dünya Miras Listesi’nde yer alarak kazanacağını belirten Eyüpgiller, “Bu beni olduğu gibi tüm Kastamonuluları da mutlu edecek bir gelişme olacaktır” diye konuştu.

Yapılması planlanan bu tür projelerin uzun soluklu projeler olduğunu açıklayan Eyüpgiller, “Modül modül gerçekleştirilerek senelere sirayet edecek işler. Bu süreç iki sene veya üç sene sürebilir. Ancak bunu bir yerden başlayıp devam ettirmek gerekir. Bizler önceki faaliyetler bir alt yapı oluşturuyor. Bunun üzerine bizler devam edeceğiz. Projeyi halkın desteklemesi gerekiyor. Merkezi yönetimin desteklemesi gerekiyor. Ulusal ve uluslararası destekler çok önemli. Bütün bunlar üst üste eklemlendiğinde iki sene veya üç sene içerisinde Kastamonu, bugün Bursa‘nın ulaştığı noktaya gelebilir. Bursa, geçtiğimiz ay içerisinde Dünya Miras Listesi’ne hanlar bölgesi ve külliyeleriyle girdi. Kastamonu‘da Bursa‘nın küçük bir modelidir. Bizlerinde burada küçük hanlar bölgemiz ve külliyelerimiz var. Bursa, 10 yılı aşan bir süreçte bunu başardı. Kastamonu‘da zaten faaliyetler ve girişimler senelerdir sürmekte. Başkanımızın vizyonu çerçevesinde bizlerde akademisyenler olarak gereken desteği vermeye hazırız. Üç yıllık bir süreçte başarıla olabileceğini sanıyorum” şeklinde konuştu.

“KASTAMONU, DÜNYA MİRAS LİSTESİ’NE GİRECEK”

Kastamonu‘nun Dünya Miras Listesi’ne gireceğine inandıklarını anlatan Kastamonu Belediye Başkanı Tahsin Babaş, “Sayın Valimizde, bu konuya önem veriyor. Kastamonu‘nun tarihsel ve mekansal gelişim süreci içerisinde bir dönemin yaşam biçimi ve mimarisini yansıtan, merkezin ticaret alanı nitelikli kent kimliğimize yön veren Bakırcılar çarşısını önemsiyoruz. Yakın zaman tarihi dokuya uygun peyzaj ve çevre düzenlemesi yaparak yayalaştırma projesi uygulayacağımız Nasrullah Meydanı ile Araba Pazarı hamamı arasında kalan Bakırcılar Çarşısı ve Hanlar Bölgesini, planlı bir şekilde tarihi dokusuna, detaylarına uygun onararak yaşatılmasını amaçlıyoruz. Bu proje, İlimizin olmazsa olmazıdır. Bu proje, biran önce yapılması gereken kentin en önemli yarasıdır. Burası, kentimize gelen insanların öncelikle uğrayacakları çok güzel bir turistik mekan olacak. Bu kentin kalitesini yükseltecek, kentin tanıtımında önemli rol alacak bir bölge olacak. El ele gönül birliği içerisinde bu proje hayata geçecek. 3 ay gibi kısa sürede projelendirip dün ihalesini yaptığımız 125. Yıl Atatürk Caddesi Sokak Sağlıklaştırma ve Cephe iyileştirme çalışmalarımızın yanında planladığımız 4 sokağın proje çalışmaları da başlamış durumda. Bu projeler içinden en az 1 sokağın daha bu sene tadilatına başlamayı düşünüyoruz” dedi.

“Kaybedecek vaktimiz yok” diyen Başkan Babaş, “Kültürel varlıklarımızın korunması, yaşatılarak gelecek nesillere doğru aktarılması çalışmalarımıza 3 koldan başladık. Sonuçta tek yapı ölçeğinde, sokak sağlıklaştırmalar, meydan düzenlemeleri ile projelerimiz bütünlük kazanacaktır. Bu projenin gelişme sürecinde Kentimizi ve Tarihi mekanlarımızı iyi tanıyan artık bizden biri olarak gördüğümüz Prof. Dr. Kemal Kutgün Eyüpgiller hocamızın bilgi ve birikimlerinden yararlanmak istiyoruz. Kendileri bu talebimize olumlu yanıt vererek, kentimiz için önem teşkil eden bu çalışmamızın başında bizleri yalnız bırakmamıştır” ifadelerini kullandı.

Kasaba Köyünde bulunan çivisiz caminin Dünya Geçici Miras Listesi’ne girdiğini hatırlatan Tahsin Babaş, şunları söyledi: “Bu kapsamda Kasaba Köyündeki caminin maketini yaptırıyor. Bu maketi önümüzdeki ay Japonya‘daki düzenlenecek olan fuarda sergilemeyi istiyoruz. Bu sayede Japonların, Kasaba köyündeki caminin maketini gördükten sonra gerçeğini de görmeleri için ilimize gelmelerini sağlayacağız. Ayrıca bu ayın sonunda Türkiye‘de ilk kez düzenlenen Ahşap Fuarı’nın 4’üncüsünü yapacağız. Fuarın tanıtımı için üst düzey bürokratlarla değişik isim ve simaları fuara getirmeyi amaçlıyoruz. Biz, ahşabı çok önemsiyoruz. Çünkü Kastamonu, ahşap bakımından Türkiye‘nin önemli şehirlerinin başında geliyor. Kastamonu insanı da, ahşabı önemsiyor. Bölgenin büyük çoğunlunun geçim kaynağı da ahşap üzerine kuruludur. Bölgenin geçim kaynağı ahşap diyebiliriz. Küre Dağlarından Ilgaz Dağına kadar ormanlarla kaplıdır. İçerisinde iki tane Milli Park barındırıyor. Buna rağmen Kastamonu‘da üretilen ahşabın büyük çoğunluğu, dışarıda işlenerek ilimize tekrar geliyor. Biz, bunu tersine çevirerek ilimizdeki ahşabın büyük çoğunluğunun şehrimizde işlenerek dışarıya pazarlanmasını amaçlıyoruz. Çünkü burada üretilen orman ürünlerinin satışından elde edilen gelirler, ilimizde kalmıyor, doğrudan işletmelerin genel merkezlerine gönderiliyor. Bu yüzdende ilimiz, istediği düzeyde ahşaptan gelir elde edemiyor. Bu yüzden orman teşkilatına bu konularda sürekli serzenişte bulunuyorum. Projeler üreterek ahşabın ilimizde kalmasını sağlayın diyorum”

Orman sektörünün para kazanan bir sektör olduğuna dikkat çeken Babaş, ahşabın kullanılarak turizm başta olmak üzere çok sayıda sektörde zorlanmadan değerlendirilebileceğine işaret ederek, şunları kaydetti: “Bu yüzden artık Kastamonu‘nun ahşabı, ilimize geri dönmesi gerekiyor, yatırıma dönüşmesi gerekiyor. Şuana kadar ahşan konusunda ilimize yatırım istenilen düzeyde yapılmadı. Orman üzerinden turizme veya diğer sektörlere katkı sağlayacak bir yatırım henüz olmadı. Biz, bunu büyük bir eksiklik olarak görüyoruz. Bu konuda da gerekli girişimlerde bulunacağız ve yetkililerle proje hazırlanması noktasında görüşmeler yapacağız” – Kastamonu